Rallinin Son Kralları Geliyor

0
343

Yaklaşık 20 yıl önce dönemin TOSFED başkanı Mümtaz Tahincioğlu Dünya Ralli Şampiyonası’nı takvime Türkiye’yi sokunca havalimanında pankartlarla karşılanmıştı. Artık onursal başkan olan Serkan Yazıcı’da yıllar sonra tüm global imaj baskılarına rağmen tekrar WRC takvime ülkemizi sokunca kendisini aynı şekilde havalimanında karşılayan ekipteydim. Bir yanda takvime girmek isteyen diğer ülkelerin FIA lobisi, diğer yanda WRC için bütçe zorunluluğu. Hepsine karşı devletin de desteği ile de takvime girilmişti.

Bugüne kadar ilk aday yarıştan, son yarışa kadar sportif olarak her zaman FIA gözlemcilerinden iyi not alan bir ülke olduk. Son yıllarda özellikle güvenlik standartları konusundaki gaddarlığı ile nam salmış ‘Michele Mouton Paşa’nın denetimlerinden de geçtik ve artık kült olmuş Avrupa rallilerinde bile etapları iptal eden Mouton hiçbir etabımızı iptal ettirmedi bugüne kadar. Özellikle geçen yıl yaşanan kazalı, yangınlı, kırılan süspansiyonlu, patlayan lastikli, bol aksiyonlu Marmaris yarışından sonra dünyadaki birçok otorite “sonunda sporun ruhuna yakışan bir ralli oldu” konusunda hemfikirdiler.

Ama global rekabet içinde her ülke kendi yarışlarını takvime sokmak için boş durmuyor. Şu anda Safari Rallisi’nin takvime girebilmek için büyük bir baskısı var. Ne kadar “Safari ruhu Marmaris ile geri döndü” deseler de sonuçta global bir rekabet var. En büyük baskı da Japon üretici olan Toyota’nın vatanı Japonya’dan geliyor. Seyirci sorunu olmayan, geleneksel etapları olan Japonlar kendi markalarını kendi evlerinde görmek istiyorlar. Tüm bunların olması için de başka bir rallinin takvimden çıkması gerekiyor. Çünkü takımlar için yeni ralli ekstra bütçe demek ve bu kesinlikle istedikleri bir şey değil.

Bizim rallimiz ise çok başka bir yere konumlandı. Yeni Zelanda, Avustralya gibi deniz kıyısı, yer yer Finlandiya gibi hızlı, Akropol gibi kırıcı, Safari gibi taktik gerektiren bir ralli oldu Rally Turkey. Bu satırları okuyanlar arasında yurtdışına gidi ralli seyretmiş arkadaşlarımız da var. Gerçekten ayağımıza kadar gelen bu yarışın ne kadar özel olduğunu onlar çok daha iyi biliyorlar. Aday yarışımız olan Anatolian Rally’den beri her yarışa gittim, hatta 2008’de sporcu olarak yarışma şansım oldu Ford tulumuyla. Bence belli bir periyod dahilinde ülkemize gelmiş en büyük uluslararası organizasyonlardan birisi WRC ve bunun bir parçası olmak için hiçbir fırsatı kaçırmamalıyız.

Şampiyonadaki puan durumu, geçen yılın kazananı Ott Tanak’ı, Ogier’in son sezonu olabileceğini falan yazmak istemiyorum. WRC’nin sportif yönünü takip edenler zaten fazlasıyla detaylı şekilde biliyor. Bence WRC çok farklı bir ruha sahip. Gerçekten geçen yılın yarışı neredeyse sezon özetlerinde en çok kullanılan ralli oldu. Denizden seyredilen etapları, kırıcılığı, rekabeti ile ikonikti. İster Marmaris veya Datça civarı bir tesiste, isterseniz çadırınız ile etap civarlarında bir kampla dünyanın en hızlı pilotlarını seyretme şansınız var. Son günlerde sık sık incar video paylaşır haldeyim, belli ki bizlerin rallisi geldi 🙂

Marmaris’te görüşmek üzere…

Facebook Yorumları

yorum